Sahipsiz Mektup

kimin kime yazdığı belirsiz site

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Ayakta Kalmak

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 

Alışıldık kahpe bir dünya var yine karşımızda. Yolunda gitmeyen işler, üst üste gelen sıkıntılar, ayrılıklar, acılar ve kalleşlikler olmazsa olmazı zaten bu düzenin. Kimi zaman ayaklarımıza güç yetiremediğimizde, yapabileceğimiz tek şey dizlerimizin üzerine çöküp olağan herşeye lanet etmektir hani. Halbuysa dünyanın en büyük acısı değildir bizimkisi, ama hiçbirimiz bunu dikkate bile almayız.

Bir insan tanıyorum; yılların, acıların, kalleşliklerin yıkamadığı. Bir kadın tanıyorum; binlerce erkeği cebinden çıkarabilecek kadar cesur ve azimli. Bir anne tanıyorum, evlatları için kendi mutluluğunu, kendi ömrünü feda eden. Evet bunların hepsi tek bir kişi. O benim manevi ablam ve annem. Hayatımda gördüğüm en güçlü kadın...

Ama hayat dedik ya; ne kadar iyi olursan o kadar çok kazık yersin hani. Üstüne üstelik bu kazıklar ve ihanetler en yakınlarından geldiğinde dayanılmaz bir hâl alır. Biz yıkıldık kimi zaman ama o hâlâ yıkılmadı.

Babası onları bırakıp gittiğinde henüz 1 yaşındaydı. Yürümeyi bile yeni yeni söküyordu belki de. 3 yaşındaki abisi ve annesiyle kalakalmışlardı ortada. Bir gecekonduya yerleştiler ve hayat böyle başlamıştı onun için. Büyüdü, yetişti, güzelleşti. Çabalarının, emeklerinin karşılığını almaya başlamıştı Gazi ünv. müzik öğretmenliğinden mezun olduğunda. Bir askerle evlendi. Sıkıntılar, çileler peşini bırakmadı tabiki ama sahip oldugu 2 çocuk ona dertlerini sıkıntılarını unutturuyordu. Büyüttü, yetiştirdi onları. Neredeyse mükemmel tabirine yakın bir evlat yetiştirmişti, bir erkek evlat... Çok düşkündü ona, o da annesine. Gata'dan mezun olmuştu gönlünün köşkü. Çok güzel planları vardı birlikte. Bir hastane açıp haftanın bir gününü de muhtaçların tedavisine ayıracaklardı. Ama nasip olmadı. Doktorluk yapmaya başlayalı 1 sene bile olmadan bir trafik kazası geçirdiler. Ömrünü verdiği, yanından hiç ayırmadığı canını, yavrusunu o kazada kaybetti. Yeni aldığı bilgisayarını sadece bi gece kullanabilmişti. Oysa ne kadar da sevinmişti onun için. Ama bir gün işte sadece bir gün... Bunlar yetmezmiş gibi kocası da ihanet etmişti ona. Artık yapayalnız kalmıştı koca dünyada. Ama yine de yılmadı, tükenmedi, insanlığından bir gün bile taviz vermedi. Elinden geldiğince hep yardım etmeye çalıştı muhtaçlara. Hala da çalışıp çabalıyor bir başına. Her resimde oğlu, her sözünde oğlu... Oğlunun anılarıyla başbaşa kalmış acılı bir anne... Hâlâ ayakta, hâlâ dimdik...

Bu hayatın romanlarda okuduğumuz acılı hayatlardan tek bir farkı var, o da yazılmamış olması. Şimdi oturup şöyle bir düşünüyorum da; biz tüm bunlar gözümüzün önündeyken, küçük sıkıntılar yüzünden yıkılırsak, pes edersek, bu insanın değer verdiği, uğruna çalıştığı değerlere, ülkeye, bizim için umutlar besleyen insanlara ihanet etmiş olmaz mıyız? Bir askerin nöbette uyuyarak taburunu tehlikeye atması veya bir kaptanın dümeni bırakarak geminin buzdağına çarpmasına göz yumması nasıl bir ihanetse bizim yaptığımız da aynen bir ihanettir. Aslında onlar hiçbirşey yapmadı değil mi? Zaten sorun da burda başlıyor. Hiçbir şey yapmamak... Mecburen giden hayatımıza yön vermemek, kaptan misâli...

Hepimiz birer kaptanız bu gemide. Gemi yürüyor ve nasıl olsa yürüyecek. Fırtınalara, dalgalara yenik düşüp ya da buz dağına çarpıp alabora olmadan devam etmeliyiz. Çünkü taşıdığımız can sadece biz değiliz.

 

Artık Şaşıramıyorum

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

Hiç üzülme!

Suskunluğa yemin etmiş geceler, uğruna canımızı bile feda ettiğimiz dostluklar gün gelir nankör çıkabilir. Yaşamayı arzuladıkları bir kaç dakikalık zevk uğruna bizleri bırakıp gidebilirler.. Her şeyi unutmak mümkün belkide ama gel gör ki kalleşlikler kolay kolay unutulmuyor.  Başına gelenlere şaşırmam gerekirdi ama şaşıramıyorum. çünkü onları anlayamıyorum.

Hepimizin sorunu karmaşıklaşan dünyada anlaşılamamak. Bazı şeylere ulaşmak o kadar kolayken biz daha kendimize bile erişemeden hayat bitiveriyor,ne acı değil mi.
Yaşamanın, helede insanca yaşamanın bir bedeli var. Her şeyin olduğu gibi. Bir şeyleri yaşamak için bende hep gerçekçi düşündüm. hemde her zaman. peki ne oldu dersin? sonuç kocaman bir hiçti. Evet,az inciniyor ve gerekirse incineceğime incitmek icin kendimi koruyordum ama onlar gibi yoğun,sorgusuz sualsiz de hissetmiyordum kendimi. Onlar ki acı çekiyor, üzüluyor,ağlıyorlardı ama yinede onlardı, benden cok sevinen ve mutlulugu elde eden.
Artık insanların sadece benim için önemli olanlarıyla,onlarin duygu ve düşünceleriyle ilgileniyorum. artik biliyorum ki ilişkilerin olağan hali zarar görmek ve bu doğal olan ve hatta hatta belki de aldığımız bu  yaralar bizi büyüten, geliştiren ve olgunlaştıran.işte bu yüzden nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın eger o insana değer vermişsem onun bana mutlaka kattığı birşeyler olduguna inanıyor ve üzülsem de bu şekilde polyanacılık yapıyorum.
Bulunduğumuz ortamlar ve şartlar neler getiriyor vede getirecek, yada götürür bilemeyiz. Ancak yaşanmadan verilen kararlar ,şartlı düşünceler, mantıklar sonucudur ki biz hepimiz kocaman bir kalabalığın içinde kendi yalnızlığımızı yaşayıp gidiyoruz.
Herşeye rağmen eğer yaşıyorsak, varsak ve daha da bu dünyada varolacaksak bunlara katlanmayı ve bu konularda duyarsızlaşmayı da keşfetmeliyiz ki yaşayabilelim...Yoksa hayat olduğundan da zor gelir insana....
hoporlerden sezen aksunun "firuze" si çalıyor.. çok sevdigim bir parçadır. "herşeyin bedeli var güzelliğinde" diyor...gözlerimin önünden tüten sigara dumanım ve içimdeki umutsuzluğu savuran hovardaca umut rüzgarları....herşeye rağmen gülümsüyorum hayata ve inadına yaşamaya....

 

Canım Kocam'a

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 13
ZayıfEn iyi 

Sensızlıgın Ertesı Gunun deyım
Her gunum ıkıye katlanıyor benım ıcın yanı sensızlıgın ..
tam tamına 45 cı gunun deyım bUnu ıkıye katlasana kac gun eder baskaları ıcın..
ama bırde bana sor sensızlıgın neresındeyım hangı gunun deyım.
bılmıyorum bana artık gunes dogmuyor ...
SENI COK ÖZLÜYORUM.
YAPAMIYORUM SENSİZ...
uyuyamıyorum artık yemek yemıyorum sadece sıgara altı olsun dıye bır kahve

 

Patilerin izleri

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 

Bugün yine seni aradı gözlerim, geçtiğin yollarda.  Rastlamadım ne küçücük patilerinin izlerine, nede binbir renkten oluşan uzun tüylerine. Seninle karşılaştığımız günü hatırladımda, ekmek isterken tek ayağını kaldıran şirinin yanında küçücük bi yavruydun.  zaman zaman cinsine benzemeyen zayıf bir sesle miyav derdin. sonra evime konuk oldun. birlikte yedik birlikte içtik. sincaba benziyordun bir çok yanın, o yüzdende adını sincap koymuştuk.

Bir zaman sonra anne adayı oldun. zamanı değildi belki ama dinleyen kim ki beni. Sonrada bizlerin bilmediğini sandığın bir yerede yavruladın. aceleyle yediğin yemekten sonra doğruca o iğrenç yere koşardın. ben o iğrenç yerde neler çektiğini üzerine sinen mazot kokusundan anlardım. Bir gün tam kurtulacağın günlerde ansızın kayboldun.

Bu aralar hep kaybediyorum. Tüm sevdiklerim birer bire gidiyor. aslında şimdiye kadar gidenlerin nereye gittiklerini bildigimden içim biraz rahat. ama ya sen? bir çok yetim bırakıp gidemzsin sen? kimbilir hangi köpeğin egolarını tatmin ettin. yada sevgiden yoksun bir iki bacaklı yaratığın torbasına kurban gittin? kimbilir nerelerdesin? insanların bile açlıktan nefesinin koktuğu diyarların çöplüklerinde misin? Yoksa biraz iyimser düşünüp seni seven biriylemisin? 

Seni mi anlatıyorum yoksa senden kalanlara baktıkça bana benziyen kendi mi? Bilmiyorum sincap. keşke sıra banada gelse artık

 

 

Lüx olmak ne kötü

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

         Senin için özel birşey yapmış değilim. sadece doğalım ve içimden geldiği gibi davranıyorum o kadar. Aslında tüm insanlar olduğu gibi davransa inan
 ki herşey çok daha güzel olurdu. Kimbilir belkide bunu anladığımız zaman iş işten geçmiþ oluyor ve geçmişe hüzünlü gözlerle bakıyoruz yada ağlayan kalplerle...

        Zamanı biraz değiştirebilseydik keşke. Tertemiz bir sayfasın hayatının baharında...Dilerim hayat seni kirletmez... Kimse kirlenmek yada kirletmek istemez ama nasır tutabiliyor yürekler. Yakıla yakıla yakmayıda öğreniyor insan. 

         Öğrenmen gereken çok şey var... Ama insan yaşamadan öğrenemiyor. Benim için değerlisin. Hayatımdaki bir saflıksın ve aslada kirletmeyeceğim. Bilmemiz gerekenleri unutmassak aslada üzülmeyiz. bunların başında biz en başta dostuz, arkadaşız ve sevgili olamayız....şartlar değişik olsaydı yada farklı mekanlarda karşılaşsaydık, ..."sa" ları o kadar çok uzatmak mümkün ki... ve "sa" lar biraz az olsaydı durum değişebilirdi belki ama benim için lüx sün. Fazla detaya girince anlam kayboluyor... o nedenle girmiyorum...

 

sorular sorular

saklanmak ne demek?
insan neden saklanmak ister?
aynada kendini göremediğinde; ilk kez hemde, nasıl davranmalı bu yürek?
hayat neden, kendisine yüklendiğini görünce bütün yaşananların sesini çıkarmaz?
kış erken değil mi hala yüzlerimde?
yüzümüzün kışı uzun sürecekti belli ama neden bu bakakalışım sessizliğe?
uzar gider soruları kendine... sessizdir çünkü içi; kendinden bile. zaman ile derin kavgaları vardı daha evvelde ama, bu sefer farklı... kan çıkacaktı.. ya gözde, ya yürekte...
bir sessizlik bırakılır her gitmelerde. çığlık çığlık çağırıyor oysaki bir vapur, bir tren beyin hücrelerimde... halbuki ne ray var gözlerimde, ne de deniz şu yürekte...
şarkılar sadece ses bana. hayat bi nefes alış. boşluk, bütün bir hacim gibi bu odada. gözlerim bakar oldu artık ekranada bomboş. "ne birini çağırır bu satırlarım, ne de susmalı gitmeye." dedi içindeki.
"yürü; koşar adım yürü. az kaldı bensizliğe...." diye devam etti.
neden nasıl niçin diye bitti film.. ne mutlu bir son ne de oyuncuları vardı oynayan... içim ezildi. ağlamıyorum inan.

 

YANILDIĞIM DUYGULAR

Hani çocuk ken annemden gördüğümüz şefkat  ve karşılıksız sevgi varya; gün gelir onu en sevdiğimden,dostumdan,kardeşim dediğimden

bekledim yanıldım. bir çıkar vardı aslında o sevginin altında

aşık oldum kör olur gözlerimi anlayamadım

işte o zaman ben o zaman sevginin karşılığını ödedim

gururumla onurumla tertemiz sevgimle ödedim borcumu, ağlayacak bir omuz aradığmda

aslında yanlız yapayanlız olduğumu öğrendim

safmışım bunu anlamayacak kadar çocukmuşum

onu anladım

herkesi kendim gibi bildim yanıldım

Aşk,dostluk,kardeşlık eskilerde kalan bir masal artık....

 


JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Üye olmadan Yaz!!

Üye olmadan mektup yazmak için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş için aşağıdaki bilgileri giriş formuna yazınız
kullanıcı adı: misafir
Şifre: misafir