Sahipsiz Mektup

Size bir mektup var

Pz05202012

Last update07:06:35 PM

Pazartesi, 07 May 2012 22:09

Sevgiliye

Yazan

İnsanoğlu hangi yaşta olursa olsun bir şeyler öğrenebiliyormuş hayattan. Yada hayat ona zorla öğretiyormuş bir şekilde. Ben de bu yaşımdan sonra anladım ki, tek başına çok ağır geliyormuş iki kişilik aşk... kaldıramıyormuş insan, yaşayamıyormuş, nefes alamıyormuş.. Yaşamaya kalkarsa da adı kara sevda oluyormuş ki, bu da bir silindirin asfaltı ezdiği gibi ezip geçiyormuş. Ve yine anladım ki; insanlar 180 derece dönüş yapacak kadar değişebiliyormuş.

Sezsiz, sakin, durağan görünen bir  denizde oluşan bir deprem sonrası,  küçük dalgaların tsunamiye döğüştüğü gibi.. Sen içimde fırtınalar yaşatırken, geleceğe yönelik hayaller kurarken ve kurdururken bir anda çıkıp gittin hayatımdan.. Sanki hiç girmemiş gibi sessiz ve sedasız.... Sihirli ve hatta zehirli bir el değdi sanki ilişkimize. Tabi adına ilişki denirse. Daha başlamadan biten, bana "Keşke hiç başlamasaydı" dedirten türden.

 Yıllarca kurduğum hayallerim, ihtimaller, umutlar, her geçen gün, her geçen saat, her dakika yitip gidiyorlar. Tıpkı göçmen kuşların yitip gittiği gibi. Bir daha aynı yere dönerler mi?bilinmez!... Dönseler de aradıklarını bulurlar mı? Orası da muamma...

Derlerki: İnsan hayatı üç günden ibarettir. Dün yaşandı geçti, yarın ne olacağını bilmiyoruz. O halde insan hayatı bir gündür,  o da bugün'dür. Gününü en güzel şekilde yaşa, çünkü yarın ne olacağını bilmiyorsun. Sana pişmanlıkların, keşkelerin  olmayacağı, mutlu, umutlu, sevgi dolu, hasret dolu bir yaşam diliyorum. Hiç bilmediğim kokunu hasretle içime çekiyor, sevgiyle kucaklıyor, alnından öpüyorum. ELVEDA SEVGİLİM... 

Cuma, 04 May 2012 08:03

Sahibini bulan mektup

Yazan

sende    uzaklardasın ama yakınsın...çok yakın..her sorunumu ,sevincimi rahatca paylaşabileceğim kadar yakın..seninle sohbet  ederken beynimi olağanüstü çalıştırmam gerekiyor....pratik zekana hep hayran olmuşumdur.. benden bir iz kalması dostluk adına benim için mutluluk..sende ,özünde içinde bir güzellik var..ilk gün keşfettiğim bir şey bu..sana yakın olanların hep çok şanslı olduğunu düşünmüşümdür sohbetini hep özlediğimsin.. Sonsuzluk hep seni çağrıştırıyor...sonsuz güzellikleriyle..senin için her zaman herşeyin en güzeli olmasını diliyorum..

Cuma, 20 Nisan 2012 07:52

Kocaya Mektup

Yazan

Mektubumun adını ,Kocaya Mektup, koydum . Aslında eskiden kocamdı demek doğru. Ayrı bedenlerde yaşayan iki ruh gibiyken şimdi aynı bedende yaşayan iki ayrı ruh olduk. İstemiyorum artık senin donlarını yıkamayı, oraya buraya attığın giysilerini toparlamayı, kirlettiğin banyo ve tuvaletleri temizlemeyi, hayvanlığına kabullenmeyi... Saymakla bitermi hiç:.. 

Kendi kendime soruyorum neden hala seninleyim diye? birinci sırada mavişimiz, ikinci sırada boncuğumuz, üçüncü sırada ise ..... ,  Aynı yastığa başkoymak yada biryastıkta kocamak hünerdir. Ama bu hüneri devam ettirmek için kişiliksiz bir yaşam sürmek o kadar acı ki.... 

Salı, 17 Nisan 2012 23:21

Yoksun ama hep varsın

Yazan

Bazı ilişkiler vardır sanki teybin kasedinin bir yerinde kapatırsın da bastığın anda da kaldığı yerden devam eder. Yıllar sonra sesini duymak ve sanki daha dün görüşmüşüz gibi tekrar konuşmak ne güzel...

Başarılarını yeni kuşaklara devretmenin dışında fazla bir değişim olmamış sende. Bende de pek olmadı aslında. zaman zaman bişiler yapıyorum sonrada çarkıfelekteki çubuğun iflas da durduğu gibi benim de öyle oluyor. İki yakası bir araya gelmemek bu olsa gerek. Ama olsun yinede seni tanımak en güzel zenginlik.  

Sen bana bir çok anlamda ilkleri yaşattın.. Hiçbirini unutmuş değilim. Sedece derin dondurucuda duruyor. Hep aynı günki gibi taze.. O yüzden de yerin hep birinci sınıf yataklı vagon :)

Pazar, 15 Nisan 2012 17:50

Zaman Kısa Yaşananlar Uzundu

Yazan

Sen baharın, bende sonbaharın başındaydık. Öylesine başlayan bir muhabbetin yıllar sonra da olsa sessizce devam edebileceğini nerden bilebilirdik ki? Uzun zamandır yine karakediler çekilmedi aramızdan. Ama ne yazar ki. Kedi kelimesi bile senin kedinin muhabbetini hatırlatıyror bana.

Unutmadım, senle geçen gecelerimi, kimi zaman cicim, kimi zamanda ismini kısacık söylerken bana kızdığın günleri, seni ilk defa kadıköy iskelesinde beklediğim günü ve sonrada aynı vapurda giderken ilk defa elini tuttuğum günü. Boğazdan esen soğuk rüzgarlar sayesinde ilkkez savrulan saçların dudağıma değmişti ve ben ilk defa adaların birindeki ağacın altında ellerim saçlarını tararken görmüştüm saçlarındaki birkaç ak teli...

Perşembe, 12 Nisan 2012 00:15

Ne Unutabildim, Nede Gidebildim

Yazan

Hatırlarmısın bilmem, zaman çok kısa yaşadıklarımız ise anlatmakla anlatılamayacak kadar uzundu. Bana son yazdığın mektupta

25.06.20.... tarihinden sonra:
gene mutlu  olacağım
gene yaşıyacağım
gene herşey güzel olacak
gene neşeli olacağım
gene ruhum ve kalbim enerji dolu olacak
gene seveceğim
gene huzurlu olacağım

AMA
Herzaman bir yanım eksik olacak.çünkü her an yaşadığım bir olayda seni hatırlıyorum.hatıraların her yanımı sarmış.her olayda,her gördüğüm şeyde seni hatırlıyorum. demiştin..

Uzun zaman oldu seni görmeyli, sesini duymayalı ama neye yarar.. Ben hala seninleyim. Ben sana:  "Sen, benim içimde hiçbir boşluk bırakmadın ki başkaları doldursun" demiştim. Aynen öyle oldu. Gittin gideli ne yüzüm güldü, nede kalbimdeki yaramın kanaması dindi.

Sen bana sevmeyi taddırdın.
Sen bana sevilmeyi taddırdın.
Sen bana mutluluğu taddırdın.
Sen bana huzuru taddırdın.
Sen bana sevişmeyi taddırdın.
Tadın damağımda kaldı...

Sayfa 1 / 4