Sahipsiz Mektup

Belki sana da bir mektup var

Cu07032015

Last updatePz, 10 Şub 2013 9pm

Font Size

Profile

Menu Style

Cpanel
Hata
  • JUser: :_load: 80 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.
  • JUser: :_load: 78 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.
Pazar, 21 Haziran 2015 12:10

Canım Sevgilim ,Edizim

Yazan
Öncelikle satırlarıma başlamadan seni ne kadar çok özlediğimi söylemek isterim. İnann zor dayanıyorum sensizliğe ger geçen gün bir tık daha zorlaşıyor benim için. Ama ne olursa olsun seni sevmekten vazgeçmiyorum. Tamam, çok sinirlendiğim benimde bu mesafeden kaynaklı tavırlarım oluyor; ama inan özlemimden... Aşkım... inan sen bu hayatta başıma gelen en özel en güzel şeysin fazla hissettiremesemde gerçekten öylesin. SENİNLE MUTLUYUM VE HUZURLUYUM.  Neyse fazla uzatmayacağım sen gerisini biliyorsun :)) Seni çok seviyorum...
Pazar, 21 Haziran 2015 12:00

Anne

Yazan
Anne, ne olur bir daha geç gelme. Seni özlüyorum. Sen benim bir tanecik annemsin başka annem yok ki benim senden başka.  Nolur akşam karanlık olunca senin sesini ve senin kendini göremeyince çok üzülüyorum ve korkuyorum. NE OLUR ANNE BİR DAHA GEÇ GELME NE OLUR
Pazar, 21 Haziran 2015 11:51

ARDINDA BIRAKTIĞIN KADIN

Yazan
Dünyada birbiri için yaratılmış kaç insan vardır? Ben, ezeli bir mağlubum. Sen ki son liman, son ümit, son aşk, ilk ve son sevgilisin. Sen ki yıldızım, sen ki eşim, sen ki çocuğumsun. Acılarımla hırçınlaştığına üzüldüm. Istıraplarım çok mu çirkin, çok mu çocukça? Onları senden mi gizleyeceğim? Sahneye maskeyle çıkmak! Ben aktör değilim.

Sesinin tonunda minnacık bir soğuyuş hissettiğim an yokum. Biliyorum ki benimsin ve gece bir ay gibi doluydu. Şarkılarla başladı yıldız yıldız; köpük köpük .. Ve gece parlayan o bembeyaz bir ay ışığı ile yansımaya başladı. Harikulade gözleri vardı gecenin. Ve saçları bir kucak alevdiler ve dudaklarında bütün yaraları kapayan, bütün zilletlerin hatırasını silen bir iksir. Bir hayale âşık olduğumuzu, hayretler içinde görürüz. Tecrübe güvensizlik yaratır. İkinci aşk, yozlaşmış bir aşktır. Aşkın hazları, ilham ettiği korkular ölçüsünde büyüktür. Yalnız seninim. Ve yalnız beni düşündüğün müddetçe aşkımızın ömrü ebedidir. Büyüyü ancak ihanetin bozar. Manevi ihanetin. Bir an için gözbebeklerinde Raks edecek herhangi bir yabancı hayal, o zaman bu rüya bir kâbusa döner ve bir uçurumun kıyısında uyanırsın.

Acılarımın kaynağı sensin, evet ama hayatımın kaynağı da sensin. Senin için ve seninle yaşıyorum. Sen uçuruma yuvarlanırken tutunulan dal, sen vaha, sen bütün hayal kırıklıklarımın dudaklarında ümidleştiği erkek. 4 ay önce bu akşam bir rüyaydın bilinmeyendin Sen bütün kitaplardan daha derinsin. Sana yazdığım mektuplardan utanıyorum, ne kadar çok da yazmışım sana onca aşklarımı. Şuan son mektubum elimde, birtanem .. duruşun bana bakışların o kadar anlamlı ki o kadar güzelki her gün her saat aç kalsamda sana bakarak doyacağımı düşünüyorum . Dünyanın en mutlu iki insanları olsakda evliliğimize 4 ay olmuş olsada ve sana bir bebek vercek olsamda sanırım 5 ay sonra sensiz uyuyacağım.

Bu mektup farklı olsun istedim tüm dünya tüm aşk insanları okusun ve sevdikleriyle her anı geçırsinler diye yazıyorum .. ben sana bir evlat verirken vefat edeceğim aklıma gelmezdi bu sefer ağlayarak yazmyorum .. çünk bir gün bu yazıyı 10 defa 100 defa 1000 defa ve daha çok okuyacağını biliyorum . kendi dolabımın üst köşeşinde kırmızı bir defter olacak onu al ve bebeğimize nasıl bakıp nasıl büyüteceğini okuyarak yaşa. Belkide yapamazsın diye yazmıştım ve şuda var ki ela gözlüm  bebeğimiz benden sana bir hatıra .

Bir gerçek daha var, yanına yakışmayan bir insandım . Haklıydın bir kaç konuda senin gibi insan herşekilde kıskanılırdı . Ama sen kıskançlığımı bile bazen istemez oldun canın sağolsun . Sadece seninle bi süre daha uyumak için gülmek için yemek yemek için gezmek için ağlayıp sonra yeniden sarılmak için Allaha dua edeceğim .. Ben böyle seviyorum işte: Zarafetini, gaddarlığını, inceliğini, kabalığını; olduğun şairi, olmadığın erkeği seviyorum. Bir zamanlar çocuk olduğun ve bir gün ceset olacağın için seni seviyorum. Hem gövdeni, hem aklını seviyorum. Yalnızca boynunun düzgün çizgilerini değil, koltuk altının terini de seviyorum. Kanımı uyuşturan gücünü de, çocuk gibi elinden tutma hissi uyandıran güçsüzlüğünü de seviyorum… 

Sen hiç çok özledin mi ? ben özledim .. hemde bıkmadan yorulmadan usanmadan ...Sen hiç çok sevdin mi ? ben sevdim hemde sıkılmadan yorulmadan bıkmadan .. hem sevdim hem özledim....Gerçek aşkın karşısında kim durabilir?...
Pazar, 21 Haziran 2015 11:50

Sensizlik

Yazan
Aslında yazmak yada yazmamak arasında kaldım çünki senin bu mektubu okuyacağından emin değilim.Öylesine yazıyorum içim deki acıyı söndürmek pasına ,kendi kendime okumaz diyorum bırak yazma ama olmuyor içimdeki acı dinmiyor içime attıkça daha fazla yanıyor olmuyor denedim oluyor sensiz yaşamayı denedim olmuyor sevgilim.
Çarşamba, 27 May 2015 11:38

SEVDIGIM ADAM

Yazan
Meraba be sevdigim adam. Cok ozledim lan seni. Senin o kokunu sesini bana sarilisini. Sende hatirliyomusundur acaba bana ilk nasil sarilmistin ? Baltalimaninda sımsıkı sarildin bana. Kemiklerini kiricaksin diye korkmustum ☺ korktum ama bi yandan da kendimi cok guvende hissettim ben. Benle kafan guzelken eski sevgilinin adiyla konusurdun. Ben sessizce aglardim ama senin ruhun duymazdi bunu. Duyardi belkide ? Hissettirmek istemedin. Aramiza bi sogukluk girdi be sevdigim adamm. Hep o orospularin yuzunden. Onlarda buldugun seyi bende bulamadin. Sebebini bilmiyorum. Ama seni cok seviyorum bunu biliyorum. Her zaman senle gectigimiz yerden geciyorum. O anilarimizi goruyorum. Ne kadar da mutluymusuz. Ama simdi sen baska kollardasin. Onlarda bulupta bende bulamadigin sey ne bilmiyorum. Ben seni sıkmak istememistim. Ama kardesine yanlis anlatmissin. Kendimi yanlis tanitmisim ben sana. Hata yine bende. Sende degil. Sana son sarilisimi hatirliyorum. Gozlerim doluyor. Omzunda nasil ağladigimi hatirliyorum. Yengemle insallah ayrilmazsiniz. Sen mutlu ol yeter ki. Ben bu kollarda mutsuz olmaya raziyim. Yine gelsen yine gelirim ben sana. Hic biseyi dusunmem. Seni canimdan cok seviyorum..
Çarşamba, 27 May 2015 11:35

Boşluğun sesi

Yazan
Uzun bir koridordayım geçmişim geleceğimin nöbetini tutuyor. Koşuyorum kaçarcasına, kendime yetişemiyorum. Sevdiğim herşey bozulmaya yüz tutmuş, tarihi geçmiş  en güzel baharımın, dökülmüş yapraklarım ve tüm çiçeklerim solmuş.  Günler uzadı derken geceler kısalıyor...  Ne diye seslensem,   sana hepsi yakışıyor. Bu kış ellerimi kestim ellerini düşündükçe.  Soğuğum yitip gitmedi ben sana dilendikçe. Karmaşık hallerdeyim yazsam yazamam. Kalbimi saran bir sarmaşık  koparıp atamam, elimde değil. Dilimin ucunda bir yara     su içsem yanıyor.  Ne yazık ki gitsemde herşey sana benziyor.
Sayfa 1 / 19